Özellikle okul öncesi dönemde aynı oyunu tekrar tekrar oynamak, oyuncakları belirli bir düzende dizmek ya da günlük rutinlere sıkı sıkıya bağlı kalmak, gelişimin doğal bir parçası olabilir. Bu davranışlar, çocuğun çevresini anlamlandırmasına, öngörülebilirlik hissi kazanmasına ve kendini güvende hissetmesine yardımcı olabilir.
Gelişimsel açıdan önemli olan, davranışın yalnızca varlığı değil; şiddeti, sıklığı, esnekliği ve çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğidir. Çocuk, rutininde küçük bir değişiklik olduğunda yoğun kaygı yaşıyor, davranışını gerçekleştiremediğinde belirgin sıkıntı hissediyor ya da bu durum oyununu, okul yaşantısını, arkadaş ilişkilerini ve aile yaşamını olumsuz etkiliyorsa daha ayrıntılı bir değerlendirme gerekebilir.
Örneğin ellerini tekrar tekrar yıkama, kapıyı defalarca kontrol etme, sürekli aynı soruyu sorma ya da aklına gelen rahatsız edici düşünceleri uzaklaştırmak için belirli davranışları yapmak zorunda hissetme, kaygıyı azaltmaya yönelik kompulsif davranışlar olabilir. Bu davranışlar çoğu zaman çocuğun bilinçli tercihi değildir; çocuk, yaşadığı yoğun içsel sıkıntıyı azaltabilmek için bunları yapmak zorunda hisseder.
Bu nedenle “Artık yapma.” demek, davranışı engellemeye çalışmak ya da cezalandırmak çoğu zaman çözüm sağlamaz. Aksine, çocuğun kaygısını artırabilir ve belirtilerin daha da güçlenmesine neden olabilir. Bunun yerine davranışın hangi durumlarda ortaya çıktığını, ne kadar sürdüğünü, çocuğun günlük işlevselliğini nasıl etkilediğini gözlemlemek ve bu süreci yargılamadan anlamaya çalışmak önemlidir.
Erken dönemde yapılan gelişimsel ve klinik değerlendirme, davranışın yaşa uygun bir gelişimsel özellik mi yoksa profesyonel destek gerektiren bir güçlük mü olduğunu ayırt etmeye yardımcı olur. Çocuğun davranışına değil, davranışın altında yatan ihtiyaca odaklanmak; onu anlamaya çalışan, güven veren ve destekleyici bir yaklaşım benimsemek iyileşme sürecinin en önemli basamaklarından biridir.
Bu metin de oldukça doğru bir çerçeve sunuyor. Bunu biraz daha gelişimsel psikoloji ve ergen kimlik gelişimi kuramları (özellikle Erikson’un “kimlik kazanımına karşı rol karmaşası” dönemi) perspektifinden, klinik çocuk ve ergen psikoloğu diliyle şu şekilde güçlendirebilirsiniz:
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.