Açıklama
Depresyon, kişinin duygu durumunda uzun süreli çökkünlük, isteksizlik ve yaşamdan zevk alamama ile seyreden bir ruhsal durumdur. Günlük yaşamın zorluklarına verilen kısa süreli üzüntülerden farklı olarak, depresyon kişinin işlevselliğini belirgin biçimde bozan ve süreklilik gösteren bir tablo olarak karşımıza çıkmaktadır. Depresyon yalnızca duygusal belirtilerle sınırlı değildir, bedensel ve bilişsel süreçleri de olumsuz etkileyebilmektedir.
Belirtiler
Kişi uzun süreli üzüntü ve umutsuzluk hissetmektedir.
Kişi daha önce keyif aldığı etkinliklere karşı ilgi kaybı yaşamaktadır.
Kişi uyku düzeninde bozulma veya aşırı uyuma eğilimi göstermektedir.
Kişi iştahında belirgin artış veya azalma tecrübe etmektedir.
Kişi değersizlik, suçluluk ve çaresizlik düşünceleri yaşamaktadır.
Kişi konsantrasyon güçlüğü ve karar vermede zorlanma yaşamaktadır.
Kişi enerji kaybı ve sürekli yorgunluk hissetmektedir.
Nedenleri
Depresyonun nedenleri çok boyutludur ve biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin birleşiminden oluşmaktadır. Genetik yatkınlık, beyindeki nörotransmitter dengesizlikleri ve hormon değişiklikleri biyolojik zemini oluştururken, çocukluk travmaları, kayıplar, stresli yaşam olayları ve kişilik özellikleri psikolojik katkıda bulunmaktadır. Ayrıca sosyal izolasyon, ekonomik güçlükler ve yaşam koşulları da depresyonun ortaya çıkmasında etkili olmaktadır.
Başa Çıkma Yöntemleri
Psikiyatrik Değerlendirme ve İlaç Kullanımı
Depresyon tedavisinde öncelikle psikiyatrist değerlendirmesi yapılmakta ve gerekli görüldüğünde ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Antidepresanlar, beyindeki kimyasal dengeyi düzenleyerek belirtilerin hafiflemesine yardımcı olabilmektedir.
Psikoterapi
Kısa süreli bilişsel terapi ve uzun süreli dinamik terapi gibi yöntemler, kişinin düşünce, duygu ve davranışlarını anlamasına ve yeniden yapılandırmasına katkı sağlamaktadır. Psikoterapi süreci, bireyin içsel çatışmalarını keşfetmesine, duygularını ifade etmesine ve daha sağlıklı baş etme yolları geliştirmesine yardımcı olmaktadır.
Ek Destekleyici Yöntemler
Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, uyku düzenine dikkat etmek, sosyal destek sistemlerini güçlendirmek ve mindfulness uygulamaları gibi ek yöntemler, depresyonla baş etmede fayda sağlayabilmektedir.
DSM-5’e Göre Depresyon Türleri
Majör Depresif Bozukluk
Kişi en az iki hafta süren ve günlük işlevselliği bozan yoğun çökkünlük yaşamaktadır. Belirtiler arasında sürekli üzüntü, umutsuzluk ve isteksizlik yer almaktadır.
Uzun süreli çökkünlük hali
İştah ve uyku düzeninde değişiklikler
Süregen Depresif Bozukluk (Distimi)
Kişi en az iki yıl boyunca daha hafif ama sürekli seyreden depresif belirtiler göstermektedir. Bu durum, bireyin yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürmektedir.
Sürekli düşük enerji ve motivasyon kaybı
Uzun süren umutsuzluk düşünceleri
Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyon)
Kadınlarda doğum sonrası dönemde ortaya çıkan depresif belirtilerle karakterizedir. Anne, bebeğe karşı ilgi kaybı ve suçluluk duygusu yaşayabilmektedir.
Yoğun üzüntü ve kaygı
Anne-bebek bağında zorluk
Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu
Özellikle kış aylarında gün ışığının azalmasıyla birlikte depresif belirtiler görülmektedir. Güneş ışığı ile semptomların azalması tipiktir.
Enerji kaybı ve isteksizlik
Uyku ve iştah artışı
Premenstrüel Disforik Bozukluk
Adet döngüsünün luteal fazında ortaya çıkan belirgin duygusal dalgalanmalar ve çökkünlük belirtileriyle karakterizedir.
Aşırı sinirlilik ve gerginlik
Duygusal dalgalanmalar ve umutsuzluk
Ne Zaman Profesyonel Yardım Alınmalı?
Depresyon belirtileri günlük yaşamı ve işlevselliği belirgin şekilde etkiliyorsa, kişinin sosyal ilişkileri bozuluyorsa veya intihar düşünceleri ortaya çıkıyorsa profesyonel yardım alınması önerilmektedir. Psikiyatri ve psikoterapi desteği, bireyin yaşadığı duygusal yükü hafifletmek ve daha sağlıklı baş etme yolları kazanmak açısından önemli bir rol oynamaktadır. Depresyon, kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ancak uygun destekle yönetilebilen bir durumdur. Psikiyatri ve psikoterapi yöntemleriyle birlikte birey, yaşadığı zorlukların üstesinden gelebilmekte ve yeniden umutlu bir bakış açısı geliştirebilmektedir. Profesyonel yardım, sabır ve doğru yönlendirmeler bu süreçte önemli bir fark yaratmaktadır. Esenlikle kendi yolunuzu bulma dileğiyle…
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.