Çocuğunuz /r/ sesini doğru üretemiyor ve çevrenizden “Acaba dil bağı mı var?” yorumlarını mı duyuyorsunuz?
Özellikle /r/ sesini üretmekte zorlanan çocuklarda ebeveynlerin aklına gelen ilk sorulardan biri gerçekten de “Dil bağı R sesini etkiler mi?” oluyor.
Ancak /r/ sesinin üretilememesi ile dil bağı arasında doğrudan ve kesin bir ilişki kurmak doğru değildir.
Çünkü bir çocuğun /r/ sesini doğru üretebilmesi yalnızca dilinin belirli bir noktaya ulaşmasına bağlı değildir. Dil ucunun hareketliliği, doğru konumlanması, hava akımının uygun şekilde yönlendirilmesi ve dil ucunun gerekli hareketi/titreşimi gerçekleştirebilmesi gibi birden fazla motor becerinin birlikte çalışması gerekir.
Bu nedenle “R sesi çıkmıyor kesin dil bağı var” şeklinde düşünmek yerine, çocuğun dil hareketlerinin, artikülasyon becerilerinin ve ağız içi işlevlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.
Tıbbi adıyla ankiloglossi, dilin alt yüzünü ağız tabanına bağlayan dokunun hareketi kısıtlayacak özellikte olması durumudur.
Ancak her dil bağı aynı derecede kısıtlayıcı değildir. Bazı çocuklarda dil bağı herhangi bir işlevsel probleme yol açmayabilirken, bazı çocuklarda dil hareketlerinin belirli yönlerde kısıtlanmasına neden olabilir.
Bu nedenle yalnızca dil bağının varlığına bakarak çocuğun konuşmasıyla ilgili kesin bir sonuca ulaşmak doğru değildir.
Önemli olan, dil bağının işlevsel olarak bir kısıtlılığa neden olup olmadığının değerlendirilmesidir.
Bu sorunun cevabı “her zaman evet” değildir.
Türkçede /r/, /t/ ve /d/ seslerinin üretiminde dil ucu ve üst damak bölgesi önemli rol oynar. Ancak bu seslerin üretim biçimleri birbirinden farklıdır.
Örneğin /t/ ve /d/ seslerinde dil ucunun veya dil ön bölümünün üst damak bölgesine uygun şekilde temas etmesi gerekir. Bir çocuk bu sesleri doğru üretebiliyorsa, dilini ağız içinde ilgili bölgeye ulaştırabildiğini gösteren önemli bir bulgu elde etmiş oluruz.
Fakat /r/ sesi yalnızca dilin doğru noktaya ulaşmasıyla oluşmaz.
/r/ üretiminde;
gibi birden fazla motor bileşen birlikte rol oynar.
Dolayısıyla çocuğun /t/ ve /d/ seslerini doğru üretebilmesi önemli bir bilgi olmakla birlikte, tek başına dil bağının varlığını kanıtlamaz veya kesin olarak dışlamaz.
Hayır.
Çocuğun /r/ sesini üretememesi tek başına dil bağı olduğu anlamına gelmez.
Bir çocuğun /r/ sesinde zorlanmasının farklı nedenleri olabilir. Örneğin çocuğun;
gibi farklı nedenler söz konusu olabilir.
Bu nedenle yalnızca “R çıkmıyor” bilgisinden hareket ederek dil bağı ameliyatı gibi bir müdahaleye yönelmek doğru bir yaklaşım değildir.
Öncelikle çocuğun konuşma ve ağız içi işlevlerinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Ebeveynlerin sıklıkla sorduğu sorulardan biri de şudur:
“Çocuğum T ve D seslerini doğru söylüyor. O zaman dil bağı yok mu?”
Bu sorunun yanıtı da kesin olarak “evet” veya “hayır” değildir.
Çocuğun /t/ ve /d/ seslerini doğru üretebilmesi, dilinin ağız içinde belirli bir bölgeye ulaşabildiğini gösteren değerlendirmede dikkate alınabilecek bulgulardan biridir.
Ancak bazı kişiler /t/ ve /d/ gibi sesleri dil ucunu tam olarak kullanmadan da üretebilir. Bu nedenle yalnızca bir veya iki konuşma sesine bakarak dil bağının varlığı ya da yokluğu hakkında kesin karar verilmemelidir.
Burada asıl önemli olan dilin hareket açıklığının ve hareketlerinin işlevsel olarak nasıl gerçekleştiğidir.
Dil bağının değerlendirilmesi yalnızca konuşma sesleri üzerinden yapılmamalıdır.
Bazı durumlarda dil hareketlerindeki kısıtlılık;
açısından da değerlendirilebilir.
Ancak burada da her dil bağının mutlaka bir probleme yol açtığı düşünülmemelidir.
Dil bağının varlığı ile dil bağının işlevsel olarak sorun oluşturması aynı şey değildir.
Bu nedenle değerlendirme sırasında çocuğun genel ağız içi işlevleri ve günlük yaşamda karşılaşılan güçlükler birlikte ele alınmalıdır.
Dil bağının anatomik ve tıbbi açıdan değerlendirilmesi gerektiğinde Kulak Burun Boğaz (KBB) hekimi tarafından değerlendirme yapılabilir.
Konuşma açısından ise dil ve konuşma terapisti, çocuğun artikülasyon becerilerini, dil hareketlerini ve konuşma seslerinin üretimini ayrıntılı olarak değerlendirebilir.
Bu iki değerlendirme birbirinin alternatifi değildir.
Örneğin çocuk /r/ sesini üretemiyorsa dil ve konuşma terapisti öncelikle sesin nasıl üretildiğini, çocuğun dil hareketlerini ve artikülasyon becerilerini değerlendirebilir. Gerekli gördüğü durumlarda KBB hekimine yönlendirme yapılabilir.
Benzer şekilde KBB değerlendirmesinde dil bağının anatomik açıdan dikkat çekici olduğu düşünüldüğünde, konuşma ve artikülasyon açısından dil ve konuşma terapistinin değerlendirmesi yol gösterici olabilir.
Bu konuda da önemli bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek gerekir:
Dil bağı ameliyatı, tek başına /r/ sesinin otomatik olarak düzelmesini garanti etmez.
Çünkü /r/ üretimi yalnızca dilin fiziksel olarak hareket edebilmesiyle ilgili değildir. Çocuğun doğru artikülasyon hareketini öğrenmesi ve bunu kontrollü biçimde gerçekleştirebilmesi de gerekir.
Cerrahi müdahale gerekli görülen bir çocukta bile süreç operasyonla tamamlanmayabilir.
Dilin ağız içinde aktif, kontrollü ve işlevsel şekilde kullanılmasının değerlendirilmesi ve ihtiyaç varsa dil ve konuşma terapisi desteğinin planlanması önem taşıyabilir.
Burada cerrahi gereklilik konusunda kararın, çocuğun klinik bulguları ve ilgili hekimin değerlendirmesi doğrultusunda verilmesi gerekir.
Çocuğun /r/ sesini üretememesi tek başına dil bağı değerlendirmesi için yeterli bir neden değildir.
Ancak çocukta dil hareketlerinde belirgin bir kısıtlılık olduğu düşünülüyorsa, ağız içi işlevlerde güçlükler varsa veya yapılan dil ve konuşma değerlendirmesinde anatomik bir kısıtlılık açısından şüphe oluşuyorsa, multidisipliner değerlendirme düşünülebilir.
Burada amaç “dil bağı bulmak” değil, çocuğun yaşadığı güçlüğün nedenini doğru belirlemektir.
Çocuğunuz /r/ sesini doğru üretemiyorsa öncelikle endişelenmek yerine konuşma seslerinin genel olarak değerlendirilmesi daha doğru olacaktır.
Özellikle şu sorulara birlikte bakılabilir:
Bu soruların yanıtları, yalnızca “dil bağı var mı?” sorusundan çok daha fazla bilgi sağlayabilir.
Hayır.
Çocuğun /r/ sesini üretememesi ile dil bağı arasında otomatik bir neden-sonuç ilişkisi kurulmamalıdır.
Dil bağı değerlendirilirken yalnızca /r/ sesine değil; dilin hareketliliğine, artikülasyon becerilerine, diğer konuşma seslerinin üretimine ve ağız içi işlevlere bir bütün olarak bakılmalıdır.
Aynı şekilde dil bağının bulunması da her durumda cerrahi müdahale gerektiği anlamına gelmez.
En sağlıklı yaklaşım, çocuğun ihtiyacına göre KBB hekimi ve dil ve konuşma terapistinin değerlendirmelerinin birlikte ele alınmasıdır.
Çünkü amaç yalnızca “dil bağı var mı?” sorusunun yanıtını bulmak değil; çocuğun konuşma ve ağız içi işlevlerinde gerçekten bir güçlük olup olmadığını belirlemek ve gerekiyorsa doğru desteği planlamaktır.
Çocuğunuzun /r/ sesi başta olmak üzere konuşma seslerini doğru üretmekte zorlandığını düşünüyorsanız, ayrıntılı bir dil ve konuşma değerlendirmesi ile çocuğun artikülasyon becerileri ve dil hareketleri incelenebilir.
İstanbul Ataşehir’de bulunan Sağlık Meslek Hizmet Birimimde, çocukların dil ve konuşma gelişimini ve konuşma sesi üretimlerini bireysel ihtiyaçları doğrultusunda değerlendiriyor; gerekli durumlarda farklı uzmanlık alanlarıyla iş birliği içinde ilerliyorum.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.