Eve biraz geç geldiğinde aklınızdan onlarca ihtimal geçiyorsa…
“Bu sefer gerçekten bırakacağım.” dediğinde inanmak istiyor ama içinizin bir yerinde “Acaba?” diyorsanız…
Belki de bir süredir yalnızca onun bağımlılığıyla değil, onun bağımlılığının hayatınızda açtığı alanla da mücadele ediyorsunuzdur. Bağımlılık çoğu zaman bir kişinin hikâyesi gibi anlatılır. Oysa bağımlılığın olduğu bir evde zamanla herkesin davranışı değişebilir. Biri takip eder, biri saklar, biri borç kapatır, biri sürekli kontrol eder. Ve bütün bunların altında çoğu zaman aynı cümle vardır:
“Ben ona yardım etmeye çalışıyorum.”
Peki yardım etmek nerede biter, onun yerine yaşamaya çalışmak nerede başlar?
Bir insanı korumaya çalışırken ne kadarını onun elinden alıyoruz?
Bağımlılığı olan bir yakının yanında olmak kolay değildir. Sevdiğiniz kişinin kendisine zarar verdiğini gördüğünüzde seyirci kalmak neredeyse imkânsızdır. İşini kaybetmesin diye mazeret üretirsiniz. Ailesi öğrenmesin diye gerçeği saklarsınız. Borç yaptığında ödersiniz.
Tekrar kullanmasın diye telefonunu kontrol edersiniz. Bunların çoğu kötü niyetten değil; sevgi, korku ve çaresizlikten doğar. Fakat iyi niyetle yapılan her müdahale uzun vadede yararlı olmayabilir.
Bir noktadan sonra şu soru önem kazanır:
“Ben ona destek mi oluyorum, yoksa onun yerine sorumluluk mu alıyorum?”
Bir kişinin tedaviye ulaşmasına yardımcı olmak başka, tedavi sorumluluğunu onun yerine taşımak başkadır. Yanında olmak başka, hayatınızı tamamen onun davranışlarını kontrol etmeye adamak başkadır.
“Ben takip etmezsem yine kullanır.”
Bağımlılığı olan kişinin yakınlarında zamanla güçlü bir kontrol ihtiyacı gelişebilir.
“Parasını ben vereyim.”
“Telefonunu kontrol edeyim.”
“Bugün kullandın mı diye sorayım.”
“Nerede olduğunu bileyim.”
Kontrol arttıkça yakın, bir süreliğine daha güvende hissedebilir. Çünkü belirsizlik azalmıştır. Fakat bağımlılıkta kontrolün bir paradoksu vardır:
Bu nedenle yakınların kendilerine şu soruyu sorması değerlidir: “Benim kontrolüm onun iyileşmesini mi sağlıyor, yoksa benim kaygımı mı azaltıyor?” Bazen yaptığımız şey, karşımızdaki kişinin davranışını değiştirmekten çok kendi çaresizlik duygumuzu azaltmaya yarar.
Bağımlılıkta sık duyulan cümlelerden biridir: “Bir daha olmayacak.” Bu söz her zaman manipülasyon değildir. Kişi gerçekten pişman olabilir, bırakmak isteyebilir ve o anda söylediğine gerçekten inanabilir. Ancak bir şeyi istemek ile onu sürdürülebilir biçimde yapabilmek aynı şey değildir.
Değişim yalnızca “bırakacağım” demekle değil, bu niyetin davranışa dönüşmesiyle başlar. Tedaviye yönelmek, tetikleyicileri fark etmek, riskli durumlarla baş etmeyi öğrenmek ve gerektiğinde profesyonel destek almak bu sürecin parçaları olabilir.
Onun sonuçlarını sürekli siz taşıyorsanız, işe gitmediğinde siz arıyorsanız, borçlarını siz ödüyorsanız, çevresine karşı sürekli onu savunuyorsanız ve yaşanan her krizi siz çözüp hayatı yeniden eski hâline getiriyorsanız, fark etmeden bağımlılığın sonuçlarını onun yerine taşıyor olabilirsiniz. Burada önemli bir ayrım vardır:
Sonuçlarla yüzleşmesini sağlamak, onu cezalandırmak değildir.
Bir yetişkinin davranışlarının her sonucunu ortadan kaldırmamak, onu yalnız bırakmak anlamına gelmez. Bazen kişinin kendi hayatıyla yeniden temas kurabilmesi için buna ihtiyaç vardır. Elbette bu, “Bırakın dibi görsün.” gibi basit bir yaklaşıma dönüşmemelidir. Bağımlılık ciddi bir sağlık sorunudur ve yaşamı tehdit eden durumlarda hızlı profesyonel müdahale gerekir.
Bağımlılığı olan bir yakına sınır koymak çoğu zaman suçluluk yaratır. Fakat sınır koymak kişiyi terk etmek değildir. Birini sevmek ile onun davranışlarının bütün sonuçlarını üstlenmek aynı şey değildir.
Sınır en sade hâliyle:
“Seni destekliyorum ama senin yerine bu sorumluluğu alamam.”
“Seninle tedaviye başvurma konusunda konuşabilirim ama tedaviyi senin yerine yürütemem.”
“Senin kararlarını kontrol edemem; ancak kendi sınırlarımı belirleyebilirim.”
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Tanı veya tedavi yerine geçmez. Bağımlılık ve eşlik eden ruhsal ya da bedensel sorunlara ilişkin değerlendirme için uygun sağlık profesyonellerinden destek alınması önemlidir. Acil güvenlik veya sağlık riski bulunan durumlarda gecikmeden acil sağlık hizmetlerine başvurulmalıdır.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.