Bazen mesele çocuğun sınır tanımaması değildir. Bazen mesele gerçekten ebeveynin artık gücünün kalmamış olmasıdır.
İş, ev, okul, ödev, yemek, sorumluluklar ve çocukların ihtiyaçları arasında sürekli sakin, sabırlı ve tutarlı olmaya çalışmak yorucu olabilir. Yorgun bir ebeveynin bir gün çok katı, ertesi gün çok izin verici olması şaşırtıcı değildir.
Bir gün “Hayır, asla.” Ertesi gün “Tamam, ne istiyorsan yap.”
Çocuk açısından burada sorun yalnızca kuralın kendisi değil, öngörülemezliktir.
Ebeveyn tükenmişliği sınır koymayı zorlaştırabilir. Yorgun ebeveyn daha çabuk öfkelenebilir, uzun açıklamalar yapmakta zorlanabilir veya çatışmayı bitirmek için geri adım atabilir. Ebeveyn suçluluğu da buna eklenebilir: “Zaten bugün onunla ilgilenemedim, bari istediğini yapayım.”
Bu düşünce çok insani. Fakat çocuğun ihtiyacı yalnızca daha fazla izin değildir. Ebeveynin duygusal olarak erişilebilir ve öngörülebilir olması da önemlidir.
Bu nedenle sınır koyma konusunda yalnızca çocuğa bakmak yeterli değildir. “Bu ebeveyn ne kadar yorgun?”, “Evde yük nasıl paylaşılıyor?”, “Anne ve baba arasında iş birliği var mı?”, “Ebeveynin kendisine ayırabildiği bir alan var mı?” gibi sorular da önemlidir.
Ebeveyn kendi duygusunu fark ettiğinde sınır koymak daha mümkün hâle gelebilir:
“Şu anda çocuğumun davranışına değil, bütün günün yorgunluğuna tepki veriyorum.”
Bu farkındalık, tepki ile yanıt arasına küçük bir alan açar.
Bazen o anda yapılabilecek en iyi şey birkaç saniye durmak, nefes almak ve güvenlik açısından acil olmayan bir konuda kısa bir mola vermektir. Çocuğa yardım etmenin ilk adımı bazen çocuğu değiştirmeye çalışmak değil, ebeveynin yükünü görmek olabilir.
Ebeveyn tükenmişliği uzun sürüyor, yoğun umutsuzluk veya öfke eşlik ediyor, ebeveyn kendisini sürekli yetersiz hissediyor veya çocukla ilişki belirgin biçimde zarar görüyorsa destek düşünülmelidir.
İyi ebeveyn olmak hiç yorulmamak değildir. Yorulduğunuzu fark etmek, yardım istemek ve yeniden düzenlenmek de iyi ebeveynliğin bir parçasıdır.
Sınır koyma güçlüğü aile yaşamını belirgin biçimde etkiliyor, çatışmalar sürekli hâle geliyor, ebeveynler kendilerini çaresiz hissediyor veya çocuğun davranışlarında yaşına göre belirgin ve kalıcı bir bozulma görülüyorsa profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.
Abidin, R. R. (1992). The determinants of parenting behavior. Journal of Clinical Child Psychology, 21(4), 407–412.
Maslach, C., & Leiter, M. (2016). Burnout. Wiley.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.
25/08/2026
24/08/2026
24/08/2026