Ebeveynlerin çocuklarını koruma ve kollama içgüdüsü, insan doğasının en temel ve şefkatli yanlarından biridir. Ancak bu doğal koruma isteği sınırları aşıp çocuğun nefes almasını engelleyen kalın bir kalkana dönüştüğünde, sevgi yerini boğucu bir müdahaleye bırakmaktadır. Çocuğunun etrafında adeta bir pervane gibi dönen anne babalardan ilhamla literatüre giren helikopter ebeveynlik kavramı, çocuğun ihtiyaç duyduğundan çok daha fazlasını sunan, onun adına bütün kararları alan ve her adımına müdahale eden aşırı korumacı tutumu ifade eder.
Bu aşırı kontrolcü yaklaşımın temelinde çoğunlukla ebeveynlerin kendi içsel kaygıları, çözülmemiş problemleri ve her şeyi denetim altında tutma arzusu yatmaktadır. Anne babalar, çocuklarının karşılaştığı her ufak engele anında müdahale ederek krizleri çözerler; ancak farkında olmadan çocuğun zihnine çok yıkıcı bir mesaj verirler: “Sen kendi başına başaramazsın, her zaman bana muhtaçsın.” Kendi sorunlarıyla baş başa kalıp alternatif çözüm yolları üretme fırsatı bulamayan bu çocuklar; ileriki yaşlarda özgüven eksikliği yaşayan, sürekli dış onaya ihtiyaç duyan ve kriz anlarında eylemsiz kalan yetişkinlere dönüşmektedir.
Günümüzde bu ebeveynlik tarzının hızla yaygınlaşmasında modern çağın dinamikleri ve sosyal medya büyük bir rol oynamaktadır. Sosyal medyanın yarattığı rekabet ortamı ve kusursuz görünme çabası, aileleri çocuklarını başarılı birer proje gibi yönetmeye itmektedir. Eskiden sokaklarda düşe kalka büyüyen, yaşadığı çatışmaları akranlarıyla çözerek sosyal beceriler edinen çocuklar; bugün her saniyesi aileleri tarafından detaylıca planlanmış şeffaf fanuslara hapsedilmiştir. Dışarıdan mükemmel görünen bu korunaklı fanusta büyüyen bireyler, yetişkinliğin fırtınalı gerçekleriyle yüzleştiklerinde derin bir çaresizlik yaşarlar.
Sağlıklı ebeveynliğin temel gayesi, çocuğu tehlikelerden tamamen izole etmek değil; siz olmadan da hayatta kalabilecek güçlü psikolojik dayanıklılığı ona kazandırmaktır. Destekleyici bir ebeveyn, çocuğun yürüyeceği yoldaki tüm taşları önceden temizlemek yerine sadece o yolu aydınlatarak ona rehberlik eder. Bırakın çocuklar hayatın içinde bazen o taşlara takılıp düşsünler, kendi hayal kırıklıklarıyla cesurca baş etmeyi öğrensinler. Çünkü gerçek ve sarsılmaz bir özgüven hiçbir zaman sadece yere düşmemekten değil; her düştüğünde kendi gücüyle yeniden ayağa kalkmayı başarabilmekten doğar.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.