Stresle Baş Etmek Neden Önemlidir?

Yazar Rojin NazikPsikolog • 19 Ocak 2021 • Yorumlar:

Stres belli bir noktaya kadar faydalıdır çünkü bizi harekete geçirir.Mesela öğrenci dersi geçme konusunda ufak bir stres yaşamazsa dersine çalışmayacaktır ve geçemeyecektir. Bu yüzden stres belli düzeyde gereklidir. Bir noktaya kadar stres faydalıdır ama belli bir noktadan sonra zararlıdır. Stresle baş etmek önemlidir çünkü stresle baş edebildiğimizde daha sağlıklı ve daha uzun yaşayabiliriz, daha iyi iletişim kurabiliriz, kariyerimizde daha fazla yükselebiliriz.

PEKİ STRESLE BAŞ ETMEYE NEREDEN BAŞLAMALIYIZ? Stresle baş etmeye bedensel teknikler ve zihinsel teknikler olarak iki şekilde başlamalıyız. Çünkü beden ve zihin bir bütündür ve her ikisi de duygularımız üzerinde eşit derecede önemlidir. Bunun sebebi insanın stresi algılama biçimidir. Bir diğer yandan beden ile alakalı olabilir. Çünkü demir, B12 ya da D vitamini eksikliği de vücudumuzda depresyon ve panik atak olarak kendini gösterebiliyor. Kişi vücutta aslında bir hormonal dengesizlik olduğu için sıkıntılar çekiyor ve bu yüzden psikiyatriste gitme gereği duyar. Halbuki basit bir B12 veya açlık insülinde olan bir sorun ya da tiroit sorunu varken bunların tedavi edilmesi gerekirken antidepresan ilaç ile yada bilişsel terapi ile tedavi olmaya çalışıyor ve fayda göremiyor. Çünkü buradaki sorun zihinsel değil bedenseldir. Zihnimiz ve bedenimiz son derece önemlidir ikisinede eşit derecede önem göstermemiz gerekir.

STRESİN DUYGU DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ NEDİR? Dış dünyayı algılarken bir takım yorumlamalar yapıyoruz. Dış dünyadaki olaylar çoğunlukla nötr olaylardır. Her hangi bir anlamı yoktur. Tek başına onlara o algıyı yükleyen kişiler biziz. Shakespeare ‘’ Şeyler sadece olurlar, onları iyi yapan ya da kötü yapan şey sadece düşüncedir.’’ der. Mesela ben gençliğimde Ankara’da yaşadım. Kışında sürekli karlıdır Ankara. Kardan dolayı çok sıkıntı yaşadığım için şu anda bir kar tanesi yağsa yere çok kötü bir olaymış gibi gelir bana ve hemen hayvansal tepki beynim devreye girer. Fakat benim üniversiteden arkadaşım Antalyalıdır. O kar yağdığında çok mutlu olur ve kahvesini alır karı izler bu onun çok hoşuna gider. Pencereyi açar ve manzarayı izler. Peki kar yağışı tek başına kötü bir olay mıdır? Ya da iyi bir olay mıdır? Hayır. Benim kar yağışına kattığım anlamdır. Aslında nötr bir olaydır.

DÜŞÜNCE HATALARI İLE BAŞ ETME YOLLARI? Akılımızdan bazı düşünceler geçer. Bazıları bizi mutlu bazıları mutsuz eder bazıları ise bize şaşkınlık verir. Sizlere birkaç tane düşünce biçiminden bahsetmek istiyorum. Birincisi ‘’Kesin kötü bir şey olacak.’’ İkincisi ‘’Kötü şeyler hep beni bulur.’’ Üçüncüsü ‘’Asla hata yapmamalıyım.’’ Ya da ‘’Beni üzmek için yaptı.’’ Dördüncüsü ‘’Sınavı geçtim ama sorular kolaydı.’’ Beşincisi ‘’ Yanımdan geçti beni görmedi ama kesin benimle bir sorunu var beni görmek istemedi. Örneklerini verdiğim durumlar psikolojide bilişsel çarpıtma olarak ya da düşünce hataları olarak adlandırılır. Bazen biz dış dünyadaki olayları olduğundan farklı algılarız. Yani bazen bizde deneyimlediğimiz, tecrübe ettiğimiz olayları yorumlarken biraz abartabiliyoruz. Çarpık ya da hatalı genelleştirmeler yapıyoruz. En sık görülen düşünce hatalarından sizlere biraz bahsetmek istiyorum.

1-) AŞIRI GENELLEŞTİRME: Tek tük tecrübeleri genelleştirip hepsinin üzerine atıfta bulunma ‘’Ben zaten mutlu olmadım ki.’’ Ya da ‘’Hiç yüzüm gülmedi ki.’’ Aşırı genelleştirenler ‘’ hep, hiç, asla, daima’’ gibi genelleştirme kalıplarını çok sık kullanırlar. Sizde bunu yapıyorsanız bu kelimeleri çok sık kullanıyorsanız bu durumun farkına varmalısınız.

2-) FALCILIK: Geleceğe dair daha bir şeyler olmadan olmuşçasına kaygılanmaktır. ‘’ Kesin kötü bir şey olacak.’’ ‘’ Kesin beni aramayacak ilişkimiz bitecek.’’ gibi cümleler kurar ve kaygılanır. Düşünce hatalarını ara sıra yapmak normaldir. Ama sık sık yapıyorsak sıkıntılar yaşamaya başlarız. Özellikle bedensel ve zihinsel olarak fark etmek ve baş etmek gerekir.

3-) FELAKETLEŞTİRME: ‘’Bu sınavı geçemezsem mahvoldum.’’ ‘’ Benden ayrılırsa asla yaşayamam.’’ ‘’Telefonu açmadı kesin bir şey oldu.’’

4-)’’ -MALI,-MELİ’’: ‘’Asla hata yapmamalıyım.’’ Malı -meli bir yere öz disiplin sağlar ama o dozu aşmamalıyız. ‘’Asla geç kalmamalıyım.’’ Diyen kişi 2 dk geç kaldığında yaşadığı stresi kimse bilemez.

5-)’OLUMLUYU GEÇERSİZ KILMA’: Hayatımızdan geçen olayları akan bir su gibi düşünün bu suyun altına süzgeç koyduğunuzu düşünün. Buz süzgeçten iyi olaylar akıp gidiyor ama kötü olaylar süzgecin üstünde kalıyor. Hayatında başına gelen iyi olayları görmeme, küçümseme, önemseme, kötü olaylara takılıp kalmaktır. Örneğin; sınavdan 90 puan alıp ağlayan kişiler. Bu düşünce hatalarını sık sık yapıyorsanız farkına varıp baş etme yöntemlerinizi bulmalısınız. Örneğin düşünce hatanız varsa bunu fark ettiğiniz an düşünce hatalarınızı yazın. Ardından onu çürütecek anti tez ve zıttını yazın. Baş etme yöntemlerinden sadece biridir bu daha bir çok düşünce yöntemi geliştirebilirsiniz. Şimdi sizlere olumlu düşünce tekniklerinden bahsedeceğim.

OLUMLU DÜŞÜNCE TEKNİKLERİ: Olumsuz düşünme bizim senelerdir yaptığımız bir egzersiz bu yüzden bir anda olumlu düşünmeyi beceremeyebiliriz. O zaman ilk olarak yapmamız gereken şey olumsuz düşünce beynimizde nasıl oluşuyor ona bakmalıyız. Ardından da nasıl ve hangi egzersizlerle olumlu düşünceye çevirebiliriz bunları inceleyelim. Bizim beynimiz olumsuz düşünmeye meyilli çünkü olumsuz düşündüğümüzde riskleri hesaplayıp, korkup, kaygılanırız ve bunlar bizi hayatta tutar. Bu sayede birtakım risklere girmemiş oluruz. Bunun dışında olumsuz düşünmemiz bir diğer sebebi özellikle medyadan, TV programlarından, dizilerden, gazetelerden incelediğimiz kadarıyla korkunç haberler ve hikayeler ile karşılaşıyoruz ve bu nedenle insanların çok kötü olduğu, hayatın çok kötü olduğu düşüncesi beynimize yerleşiyor. Çocukluktan itibaren annemizin ve babamızın hatta öğretmenlerimizin, arkadaşlarımızın ailelerinin bile bize bir takım pompaladığı düşünceler ve inanışlar toplumdaki negatif düşünceleri beynimize yerleştiriyoruz. Sistem bize mutluluğu para ile satıyor. Bunun üzerine kurulan sistemin farkında olacağız ki ve bizde mutsuz olmayacağız. Çok karamsar müzikleri, kitapları, filmleri izlemeyerek kendimizi koruyabiliriz. Bizler hiç farkında olmadan karamsar kitaplardaki kişiler ile kendimizi bağdaştırıyoruz ve kendimiz ve onun arasında etkileşim sağlıyoruz. Bilinç altımıza ‘Hayat çok kötü.’ İmajı veriyoruz. Sürekli bir biçimde bunlara maruz kalmak bizim düşünce yapımızı karamsarlığa itiyor. Bir kere olumsuz düşündüğümüzde, izlediğimizde ve okuduğumuzda beynimizde oluşan bu bağlantı halatlaşıyor ve çok daha hızlı bir biçimde akıyor ve otomatikleşiyor. Bu yüzden bizde otomatik olarak karamsar oluyoruz. Otomatik karamsar sürekli negatiftir. Yeni bir insanla tanıştığında hemen negatif yönünü bulur. Mesela bir ortama girer ve hemen kötü yönleri bulur. ’Kötü yemek, ne kadar karanlık bir ortam.’ Gibi düşüncelere kapılır. Seyrettiği, dinlediği şeylerde beyin hemen otomatik olarak negatif şeylere odaklanır. Bunun sebebi ise beynin olumsuz düşünce kaslarının gelişmesi ve halatlaşmasıdır. Yani otomatik karamsarlaşmadır. Otomatik karamsarlık bir kader değildir. Biz negatif düşüncelerin, negatif kitapların, negatif insanların ve negatif hikayelerin farkına varıp kullanmazsak bağlantımız zayıflayacaktır. Olumlu düşünce ile ilgili bağlantıları kuvvetlendirip otomatik iyimser olabiliriz. Bir kası güçlendirmek için en az 3 ay egzersiz ağırlık kaldırmamız lazım. Aynı bu şekilde beynimize de egzersiz yaptırmalıyız. Size biraz bu egzersizlerden bahsedeceğim. Her gün minnettar olduğumuz, şükür ettiğimiz 3 tane farklı maddeyi yazmak beynimize en güzel egzersizdir. Bu sayede algıda seçiciliği olumlu yöne çeviriyoruz. Alıcılarımızı pozitif yöne çeviriyoruz . Bir diğer egzersiz ise otomatik iyimserliktir yani polyannacılıktır.   Sağlıklı bir polyannacılık bedensel ve ruhsal sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Araştırma konusunda başına gelen kötü olaylarla ilgili iyi bir yön bulmaya çalışan bu egzersizi yapan araştırmacıların sağlıklı yönü daha fazladır. Biz genelde başımıza gelen kötü olayları aylar, yıllar sonra iyi yönlerini keşfedebiliyoruz. O anda keşfedersek çok daha az etkileniriz. Bu kötü olay bana ne öğretti? Bu olayın iyi yanı neydi? Bu olay olmasaydı daha kötü ne olurdu? İşte bu sorularda beynimizin kaslarını geliştirecek ikinci egzersizdir. Bir diğer egzersizde esnek iyimserlik yaklaşımıdır. Başınıza gelen kötü olaylarda çıkarmanız gereken dersleri çıkarmalısınız. Bir daha yapmamanız gerekenleri ve iyi yanlarını da görmelisiniz. Olayı tanımlama, sorumluluğunuz var mı? Olayın olmaması için alınabilecek önlemler nelerdir? Buradan çıkarttığınız dersler nelerdir? Bu olayın iyi yönleri varmı? Bu şekilde kendinizi sorgulayarak beyin egzersizleri yapabilirsiniz.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)