• Ana Sayfa
  • Psikoloji
  • Sürekli Telefonu Elinize Almanızın Sebebi Sıkılmanız Olmayabilir - Psk. Berfin Yılmaz
Makaleler 13/08/2026

Sürekli Telefonu Elinize Almanızın Sebebi Sıkılmanız Olmayabilir - Psk. Berfin Yılmaz

Berfin Yılmaz Psikoloji
Berfin Yılmaz
Psikoloji

Sürekli Telefonu Elinize Almanızın Sebebi Sıkılmanız Olmayabilir

Gün içerisinde “Bir dakika bakıp çıkacağım.” diyerek telefonu elimize alıyoruz. Sonra
fark etmeden 20-30 dakika geçmiş oluyor. Çoğu zaman bunun irade eksikliği ya da zaman
yönetimi problemi olduğunu düşünüyoruz. Oysa bazı durumlarda telefon, aslında zihnimizin
zorlayıcı duygulardan uzaklaşmak için kullandığı bir kaçış alanına dönüşebiliyor.

Yoğun bir iş gününün ardından, önemli bir sorumluluğa başlamadan hemen önce ya da
canımızı sıkan bir olay yaşadığımızda elimizin istemsizce telefona gitmesi tesadüf değildir.
Çünkü beynimiz, belirsizlik, kaygı, stres veya sıkışmışlık hissiyle karşılaştığında kendini
rahatlatacak kısa süreli çözümler arar. Sosyal medya, kısa videolar ya da sürekli yenilenen
içerikler de bu ihtiyacı geçici olarak karşılar.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Telefon kullanımı çoğu zaman
problemi çözmez, yalnızca kısa süreliğine üzerini örter. Ertelenen iş yerinde durmaya devam
eder, çözülmeyen sorun çözülmez, konuşulmayan duygu ise zamanla daha da yoğunlaşabilir.

Bazı kişiler gün içerisinde defalarca telefonlarına yöneldiklerini fark ederler ancak
nedenini açıklayamazlar. Aslında bu davranışın altında çoğu zaman şu duygular bulunabilir:
• Kaygı
• Belirsizliğe tahammül etmekte zorlanma
• Başarısız olmaktan korkma
• Yalnızlık hissi
• Zihinsel yorgunluk
• Duygusal kaçınma

Özellikle mükemmeliyetçi kişilerde bu durum daha sık görülebilir. Yapılması gereken iş
gözde büyüdükçe beyin, o işe başlamaktansa daha kolay ve anlık ödül sağlayan davranışlara
yönelmeyi tercih eder. Telefon da bunlardan biridir.

Peki bununla nasıl başa çıkabilirsiniz?

Öncelikle telefonu suçlamak yerine, onu elinize almadan hemen önce ne hissettiğinizi
fark etmeye çalışın. Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

“Şu an gerçekten telefona mı ihtiyacım var, yoksa hissettiğim duygudan uzaklaşmaya mı
çalışıyorum?”

Bu küçük farkındalık bile otomatik davranış döngüsünü kırmaya yardımcı olabilir.

Ardından yapılacak işi küçültmek de etkili bir yöntemdir. Bir saat çalışmayı
hedeflemek yerine sadece beş dakika başlamayı amaçlamak, beynin tehdit algısını azaltabilir.
Çünkü çoğu zaman en zor kısım işi yapmak değil, başlamaktır.

Telefon kullanımı günümüzün doğal bir parçası. Ama bazen ekranın arkasında aslında
dinlenmeye, anlaşılmaya ya da duygularını düzenlemeye çalışan bir zihin olabilir.

Davranışlarımızın altında yatan nedenleri fark etmek, kendimizi yargılamaktan çok daha
sağlıklı bir başlangıçtır.

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.


www.doktortakvimi.com © 2025 - Doktor bul ve randevu al

Bu web sitesi çerezleri kullanıyor.
Tarayıcınızda çerezlerle ilgili ayarları düzenleyebilirsiniz.