İçeriğe geç
Blog

The Prince Of Tides Filmi Üzerine Meslek Etiği Analizi - Kl. Psk. Sena Gazi - Kl. Psk. Sena Gazi

The Prince Of Tides Filmi Üzerine Meslek Etiği Analizi

Başrollerinde Nick Nolte ve Barbra Streisand’ın yer aldığı 1991 yapımı film, Pat Conroy’un 1986 yılında yayımlamış olduğu aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Baş karakter Tom Wingo, beş kişilik güneyli bir ailenin çocuğudur. Bir ağabeyi ve kız kardeşi vardır. Çocukluğunun erken yıllarında annesine hayranlık duyan, fakat ilerleyen yıllarda gözünde onu fazla büyüttüğünü belirtirken babasını iyi fakat sinirli bir kişilik olarak tanımlamaktadır. Aile içinde psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalan kardeşlerin kendi aralarında birtakım baş etme stratejileri geliştirdiği görülmektedir. Tom’un çocukluğunda yaşadığı travmatik olayları bastırdığı ve bunların çok uzağında bir aile kurduğu görülmektedir. Ağabeyini iki yıl önce kaybeden Tom’un geliştirmiş olduğu işlevsiz baş etme stratejileri ve bilişsel çarpıtmaları sonucu kardeşinin ölümünün yasını bile tutmadığı, diğer travmalarında olduğu gibi bunu da ehemmiyetle bastırdığı görülmektedir. New York’ta yaşayan kız kardeşi Savannah çoğu kez intihar girişiminde bulunmuştur. Bununla birlikte Tom, kardeşinin tedavisine destek olmak için bastırmış olduğu tüm bu travmatik süreçle psikoterapist Susan Lowenstein ile çalışmaya başlamıştır. Film, bu ikilinin ilişkisinin terapi sürecini ve özel hayatlarını ne denli etkilediği üzerine ilerlemiştir.

Tom, psikodinamik açıdan analiz edildiğinde, travmatik yaşam öyküsü sonucu travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) geliştirdiği, buna ilişkin inkâr savunma mekanizmasına sahip olduğu ve ilişkisel işlev bozukluğu yaşadığı görülmektedir. Kardeşi Savannah’ın örüntüsüne bakıldığında, çoklu intihar girişimi, disosiyatif özellikler ve çocukluk travmaları nedeniyle majör depresif bozukluk ve travmaya bağlı dissosiyatif belirtiler düşünülmektedir (American Psychiatric Association, 2022).

Filmde yansıtılan terapi sürecinin sayısız etik kuralı ihlal ettiği açıkça görülmektedir. Doktor Lowenstein’ın terapi odasında gösterdiği tutumun, terapötik ilişki bağlamında sayılamayacak birçok yönü olduğu görülmektedir. Filmde terapi sürecinin, fayda sağlamaya yönelik bir tedavi sürecinin nasıl olması gerektiğinden ziyade nasıl olmaması gerektiği yönünde argümanlar sunduğu görülmektedir. Doktor Lowenstein’ın Yahudi olması, filmde onun hakkında izleyiciye verilen ilk bilgidir. Tom’un annesi (Lila), doktorun Yahudi olması nedeniyle kendisinin iyi karşılanacağını düşünmediğini belirtmektedir. Terapistin tedavi sürecini en iyi şekilde yönetebilmesi için boş bir tabela (tabula rasa) gibi olması gerekir. Etnik kökeni, dini, yaşı, medeni durumu, sosyoekonomik düzeyi gibi özel bilgilerini gizli tutmalıdır (Türk Psikologlar Derneği, 2012). Aksi hâlde terapi süreci olumsuz yönde etkilenmektedir. Tom kliniğe ilk geldiğinde Dr. Lowenstein ona odada bulunan kahve makinesinden kahve ikram etmekte ve memnuniyetini sormaktadır. Bu, başlı başına ihlal olarak görülmektedir. Tom sigara içmek istediğinde sınırları kesin olarak çizmemekle birlikte “İçmeseniz daha iyi olur.” şeklinde cevap vermektedir (Karadaş & Korkut-Owen, 2021). Kendisine hitap edilirken “Hanımefendi demenize gerek yok.” demesi de diğer bir sınır ihlalini göstermektedir. Terapide, terapötik süreç bağlamında “siz” dilinde resmî bir hitap edinmenin ve bunu sürdürmenin, danışan çocuk değilse gerekli olduğu bilinmektedir (Amerikan Psikologlar Derneği, 2017). Terapi odası oldukça karışık görünmekte, danışanın dikkatini dağıtacak birçok obje olduğu fark edilmektedir. Bunun yanı sıra duvar boyu uzanan camlardan içerisi rahatlıkla gözetlenebilir bir durumda olduğu ve perde bulunmadığı dikkat çekmektedir. Böyle bir oda, seans süresince danışanın dikkatini dağıtmakla kalmamakta, danışanın gizliliğini de ihlal etme riskini taşımaktadır. İlerleyen sahnelerde terapistin konuşurken taşkın ve sert bir üslup benimsemesi ve sonrasında özür dilemesi, danışanı terapiden uzaklaştırabilecek bir tutum olarak görülmektedir. İkili arasında terapötik bir ilişkinin yoksunluğu film boyunca gözlenmektedir. Tom’dan gelen öğle yemeği teklifini kabul etmesi, danışanın objektifliğini kaybetmesine neden olmaktadır. Yemekte kendisi hakkında yemek yapmadığı gibi özel bilgiler vermeye devam ettiği görülmektedir. Ayaküstü danışandan bilgi almaya çalıştığı ve aile hakkında bilgi edinmeye çabaladığı görülmektedir. Tom, Lowenstein’a adını sorduğunda danışanlarına bunu söylemediğini belirtse de Tom’un kendisinin hastası olmadığını söylemesi üzerine bunun etik dışı olduğunu bilmesine rağmen adını söyleyerek tekrar bir ihlalde bulunmaktadır. Tom’la yürüttüğü seanslarda Savannah’dan edinemediği travma ve çocukluk yaşantısı gibi özel bilgileri istemektedir. Israrcı tavrı karşısında Tom ile pazarlık sürecine girmiş olduğu görülmekte, almaya ısrarcı olduğu bilgileri vermesi için Savannah’ın gizlilik bağlamında vermiş olduğu bilgileri esirgemeyerek Tom’a anlattığı görülmektedir. Tom’un burada ikiz kardeşinin projektif identifikasyonunu aktardığı görülmektedir. Aslında kardeşinin yaşamış olduğu travmaların sözcüsü olduğu, Savannah’ın “You are my memory.” repliğinde de yansıtılmaktadır. Tom’un seanstan çıktığı bir akşam evde partiye gitmek için hazırlanırkenki “Soruları parfümü kadar başımı döndürüyor.” ifadesi, terapistine karşı ilgi beslediğini göstermektedir. Lowenstein’ın film boyunca dikkat çeken aşırı uzun tırnaklarının, yoğun parfüm kullanımıyla birlikte terapistte öne çıkmaması gereken fiziksel özelliklerden olduğu bilinmektedir. Tom’un gitmiş olduğu bir partide Lowenstein ile karşılaşması ve sohbet etmesi, terapistin kişisel bilgi paylaşması, evliliği hakkında vermiş olduğu mahrem bilgiler ve dans teklifini reddetmemesi, aralarında danışan-terapist ilişkisine dair hiçbir emare kalmadığını göstermektedir. Danışanla terapi odası dışında olası bir karşılaşmada onunla konuşmamak ve ortamdan uzaklaşamıyorsa birbirini göremeyeceği bir yere geçmek, etik açıdan takınılması gereken en doğru tavır olarak bilinmektedir. Parti sonrası danışanının kendisini eve bırakmasını kabul etmesiyle kendi sosyoekonomik düzeyi hakkında bilgi sağladığı, Tom’un şaşkınlık ifadesinden izlenebilmektedir. “Kendimden bahsedemem.” demesine rağmen Tom’dan gelen baba adı, en sevdiği araba, ilk öpücüğü gibi sorulara yanıt vermesi ve Tom’la fiziksel temasta bulunması, cinsel kötüye kullanımda bulunduğunu göstermektedir (Yıldırım, 2018). Oğluyla tanıştırmayı teklif etmesi ve evine davet etmesinin ardından oğluna futbol koçluğu yapması için bir iş teklifinde bulunduğu görülmekte ve ikili ilişkiler bağlamında etik açıdan büyük bir ihlalde bulunmaktadır (Türk Psikologlar Derneği, 2012). Seanslardan para almadığı belirtilmekte ve bunun da etik açıdan bir ihlal olduğu bilinmektedir. Danışanın terapötik ilişki bağlamında seanslara bağlılığı ve seans verimliliği açısından danışandan ücret alınmaması (çok nadir özel durumlar haricinde) kabul edilmemektedir. Terapist, danışanıyla arasında duygusal bir aktarım olduğunu fark etmesine rağmen seansları sonlandırmamaktadır (Çekçi, 2023). Bir seansta aralarında tartışma çıkmış, danışanın kafasına kitap fırlatarak burnunu kanatmış ve danışanından özür dilemek için onu yemeğe çıkartmasının ardından duygusal yakınlık kurmakta ve flört etmektedir. Bu gibi bir davranış etik açıdan kati suretle mümkün olmadığı gibi danışan veya danışanın yakınıyla terapi süreci veya sonrasında (tercih edilmemesine karşın seanslar bittikten sonra dört yıl süre geçmeden) duygusal bir ilişkide bulunması etik bulunmamaktadır (Amerikan Psikologlar Derneği, 2017). Akşam yemeğinde Lowenstein, Freudyen rüya yorumları yaparak terapist kimliğini zedelemekte ve Tom ile duygusal yakınlık geliştirmektedir. Terapistin, Tom’un evinde çocukluk anılarına dair kasetler izlemesi ve alkol tüketmesi, Savannah ile olan terapötik sürecinin zarar gördüğünü göstermektedir. Tecavüz olayıyla ilgili yargılayıcı sorular sorması objektifliği bozmaktadır. Tom’un psikolojik çözülme yaşamasına rağmen terapistle fiziksel temasta bulunması etik dışıdır. Ayrıca Lowenstein’ın eşiyle terapi bilgilerini paylaşması gizlilik ilkesini ihlal etmektedir. Konsültasyon ve acil durumlar dışında danışanın bilgilerinin korunması gerekmektedir (Amerikan Psikologlar Derneği, 2017). Filmin sonunda Tom ile Lowenstein arasında hem cinsel hem de duygusal ilişki gelişmiş, bu durum profesyonel sınırların aşılması ve ciddi etik ihlaller olarak değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak The Prince Of Tides filmi, psikoterapi sürecinde yaşanılabilecek etik ihlalleri çarpıcı bir şekilde ele almaktadır. Terapistin danışanla kişisel bir ilişki kurması, kendi hakkında özel bilgiler paylaşması, fiziksel temasta bulunması ve danışanın gizliliğini korumaması gibi birçok meslek etiği ihlalini bünyesinde barındırmaktadır. Bu film, psikoloji öğrencileri ve meslek profesyonelleri için etiğin önemini yansıtan güçlü bir örnek niteliği taşımaktadır.

Kaynakça

American Psychiatric Association. (2022). DSM-5-TR Tanı Ölçütleri Başvuru Elkitabı (Prof. Dr. Ertuğrul Köroğlu, Çev.). Esenkal Yayıncılık.

Amerikan Psikologlar Derneği. (2017). Psikologların etik ilkeleri ve davranış kuralları. https://www.apa.org/ethics/code

Çekçi, B. Ç. (2023). Psikoterapide kayıt tutmanın meslek etiği açısından değerlendirilmesi. Nesne, 11(27), 158–169.

Karadaş, G., & Korkut-Owen, F. (2021). Psikoterapistlerin etik kararları ile duyguların ve kişilik özelliklerinin ilişkisi. Ulakbilge Sosyal Bilimler Dergisi, 57, 804–822.

Türk Psikologlar Derneği. (2012). Türk Psikologlar Derneği Etik İlkeleri. https://opencourses.emu.edu.tr/pluginfile.php/56319/mod_resource/content/0/TPD%20etik%20ilkeler.pdf

Yıldırım, D. (2018). Psikoterapide ciddi bir etik ihlal: Hasta ve terapist arasındaki cinsel ilişki. Klinik Psikiyatri Dergisi, 21(1), 45–52.

Bu makaleyi paylaş

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.