“Bir lokmadan bir şey olmaz.” Kilo verme sürecinde belki de en sık kullandığımız cümlelerden biri. Bir parça çikolata, birkaç patates kızartması, bir kaşık tatlı veya masadan alınan küçük bir atıştırmalık için bunu söyleyebiliyoruz. Peki gerçekten bir lokmadan bir şey olmaz mı?
Aslında cevap, tek bir lokmadan çok, o lokmanın ne kadar, ne sıklıkta ve hangi alışkanlığın parçası olarak tüketildiğinde saklıdır.
Tek başına bir lokmayı değerlendirerek “Bu yiyecek bana kilo aldırır.” demek doğru değildir. Vücut ağırlığındaki değişim; tek bir yiyecek, öğün veya gün yerine uzun vadeli beslenme düzeni ve enerji dengesiyle ilişkilidir.
Bu nedenle bir gün içerisinde planınızın dışında küçük bir miktar yiyecek tüketmeniz, bütün kilo verme sürecinizi bozmaz. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: “Bir lokma” düşüncesi gün içerisinde ne kadar tekrarlanıyor?
Bir parça çikolata yemek ile gün boyunca defalarca mutfağa gidip her seferinde “Sadece bir lokma.” diyerek tüketmek aynı değildir. İlkinde kontrollü bir porsiyondan söz ederken, ikincisinde farkında olmadan artan bir toplam tüketime dönüşebilir. Asıl mesele porsiyon ve sıklık.
Beslenmede porsiyon büyüklüğü, toplam enerji alımı açısından önemli bir faktördür. Araştırmalar, sunulan porsiyon miktarının azaltılmasının günlük enerji alımını da azaltabildiğini gösteriyor.
Bu nedenle kilo kontrolünde yalnızca “Ne yedim?” sorusuna değil, “Ne kadar yedim ve bunu ne sıklıkta yapıyorum?” sorularına da bakmak gerekir.
Örneğin ara sıra tüketilen küçük bir tatlı porsiyonu ile her gün farkında olmadan tüketilen atıştırmalıklar aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Bazen sorun yediğimiz yiyecekten çok, o yiyeceğe yüklediğimiz anlamdır.
“Diyet yapıyorum, tatlı kesinlikle yasak.”
“Çikolata yersem diyetim bozulur.”
“Nasıl olsa bozdum, bari devam edeyim.”
Bu düşünceler kişiyi ya hep ya hiç yaklaşımına götürebilir.
Bir lokma tatlı yedikten sonra “Artık diyet bozuldu.” düşüncesiyle günün geri kalanında kontrolsüz yemek, aslında o ilk lokmadan çok daha büyük bir etki yaratabilir. Oysa sağlıklı beslenme, kusursuz olmak anlamına gelmez.
Sağlıklı ve sürdürülebilir bir beslenme düzeninde kişinin sevdiği yiyeceklerin tamamen yasaklanması her zaman gerekli değildir. Önemli olan bu yiyeceklerin porsiyonunu, tüketim sıklığını ve günlük beslenme içerisindeki yerini doğru değerlendirebilmektir. Bir doğum gününde pasta yemek, tatilde sevilen bir yemeği tüketmek veya zaman zaman çikolata yemek, tek başına sağlıklı beslenmenin bozulduğu anlamına gelmez.
Asıl önemli olan, bu tüketimin ardından “Nasıl olsa bozuldu.” diyerek kontrolü tamamen bırakmamak ve bir sonraki öğünde normal beslenme düzenine devam edebilmektir.
Kendimize şu soruları sorabiliriz. Bir yiyeceği tüketmeden önce veya “Bir lokmadan bir şey olmaz.” derken kısa bir farkındalık molası vermek işe yarayabilir:
Gerçekten aç mıyım?
Bu yiyeceği gerçekten istiyor muyum?
Ne kadar tüketirsem benim için yeterli olacak?
Bunu açlıktan mı, alışkanlıktan mı tüketiyorum?
“Sadece bir lokma.” diyerek gün içerisinde bunu kaç kez yapıyorum?
Bu sorular yasak koymak için değil, yeme davranışımızı fark etmek için önemlidir.
Öncelikle tek bir öğünün veya yiyeceğin bütün süreci bozmadığını ve emeklerinizi çöpe atmadığını hatırlamak gerekir.
Bir öğünde normalden fazla yediyseniz ertesi gün kendinizi aç bırakmak, öğün atlamak veya aşırı kısıtlayıcı bir beslenmeye geçmek yerine rutin beslenme düzeninize dönmek daha doğru bir yaklaşımdır.
Çünkü sağlıklı beslenme bir günlük performans değil, uzun vadeli bir alışkanlıklar bütünüdür. Bugün fazla yediniz diye yarın aç kalmanız gerekmez. Bir öğünde planınızın dışına çıktınız diye sonraki öğünü atlamanız gerekmez. Dengeyi yeniden kurmak için çoğu zaman yapılması gereken şey çok daha basittir: Bir sonraki öğünde normal düzeninize geri dönmek.
Bir lokmadan bir şey olur mu?
Evet, tek bir lokma çoğu zaman bütün süreci değiştirmez. Ancak “Bir lokmadan bir şey olmaz.” diyerek yapılan küçük tüketimlerin gün içerisinde sürekli tekrarlanması, zamanla toplam tüketimi artırabilir.
Bu nedenle önemli olan tek bir lokmayı suçlamak veya yasaklamak değil; porsiyon, sıklık, farkındalık ve genel beslenme düzenine birlikte bakmaktır.
Sağlıklı beslenmek; hayatımızdan sevdiğimiz bütün yiyecekleri çıkarmak değildir. Asıl hedef, sevdiğimiz yiyecekleri hayatımızın içerisinde tutarken ne kadar ve ne sıklıkta tükettiğimizi yönetebilmeyi öğrenmektir. Unutmayalım: Bir lokma bütün süreci bozmaz. Ama her lokmayı fark ederek seçmek, sürdürülebilir bir beslenme düzeninin önemli bir parçasıdır.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.