Röportaj

Ertan Yücel, Kalp Ve Damar Cerrahisi Çankaya

Doç. Dr. Ertan Yücel

Kalp Ve Damar Cerrahisi, Göğüs Cerrahisi


Yaptığınız iş ile ilgili en sevdiğiniz 3 şey nedir?

Bir insana yardım etmiş olmanın huzuru ve gururunu hissetmek,

Doğru tanı ile doğru tedavi, cerrahi tedaviyi uygulamak, cerrahi olarak başarılı olmak,

Kendime ve insanlara karşı dürüst ve doğru kararlar vermek ve bu kararları uygulamak.

İnternet ve teknoloji işinizi ne şekilde kolaylaştırdı?

Her türlü bilgiye ulaşımı kolaylaştırması, her şeyi kayıt altına alması, geçmişi belli olan olaylara ulaşabilmesi ve buna göre geleceğe doğru karar vermesinin sağlanması diyebilirim. Ayrıca anında her yere ulaşabilme imkânı sunması.

Kalp Damar Cerrahisi uzmanlığı, uzmanlık alanını tercih etme sebebiniz nedir?

Sevdiğiniz bir işi yaparsanız, hayatta hiç çalışmamış olursunuz. Mutlu bir hayat sürersiniz.

Görev yaptığınız süre içerisinde sizi keyiflendiren veya aklınızda kalan bir vaka veya olayı bizimle paylaşmak ister misiniz?

Bir anı: Genç evli bir bayana kalp ameliyatı yaptım (Konno). Kendisine doğurabileceğini söyledim. Uzun süre kontrole geldiler. Kadın çok korktuğu için hamile kalmadı. Uzun zaman sonra geldiklerinde çiftin her ikisinin de yaşam sevinçlerinin bittiği gözlerinden okunuyordu. “Niçin doğurmuyorsun” diye sorduğumda “Ya ölürsem” dedi. Cevabım, “Sen zaten böyle ölmüşsün. Ölürsen bir defa öleceksin.” dedim. “Böyle her gün ölmeyeceksin.” diye de ekledim.

Hamile kaldı, sağlıklı bir erkek çocuk doğurdu. Kontrollere devam ettiler. Oğlu 8 yaşındayken kontrole geldiğinde muayene odasından çıkmak üzereyken oğlu dirseğini annesine vurarak asık suratla bir şeyler mırıldanıyordu, annesi cevap veremiyordu. “Nedir sıkıntı?” diye sordum. Anne oğlunun “Benim bir kardeşim olamaz mı? Doktora sor.” diye bir isteğinin olduğunu söyledi. Cevaben “Tabi ki kardeşin olur” dedim. Anne yeniden “Ya bir şey olursa?” dedi, olursa bir defa olur. Böyle her gün olmaz. Birinciyi doğurduğun gibi ikinciyi de doğurabilirsin.

Tabii ki yaşamın bir riski var. Umutların arzuların mutluluğun için risk alacaksın ki yaşamın bir anlamı olsun. Çocuğa bunu izah ettim. Erkek çocuğunun gözleri parladı. Anne yeniden hamile kaldı, sıkıntıları oldu fakat nur topu gibi bir kız çocuğu dünyaya getirdi.

Çocuk biraz büyüyünce kontrole geldiklerinde erkek çocuk kız kardeşinin bebek arabasını mutlu mutlu sürüyordu. Anne boynuma sarıldı babasını kucaklarcasına, teşekkür etti. “Sayenizde büyük bir aile oldum” dedi.

Mutlaka zor bir meslektir, o yüzden şöyle soralım: Mesleğinizin kendine özgü zorlukları nelerdir?

Aşkta ve cerrahide her şey olur. Bu Kalp Damar Cerrahisinde de geçerlidir. Kalp Damar Cerrahisi uzmanlığı yapan bireyin arkasında onu tüm varlığı ile destekleyecek bir ailesinin olması gerekir. Destek olmasa başarı tam olmaz. Kızlarım bana söylemedi ama kız torunum; Bir çocuğun doktor annesini evde beklemek ne demekmiş benim çocuğum da öğrensin istiyorum” diye devamlı yakınıyordu. Kızlarım beni göremedikleri çok gün oldu, onunla büyüdüler. Çünkü Kalp Damar Cerrahisinde hastaya hizmet 24 saattir. Türkiye’nin en büyük devlet hastanesinin klinik şefi olup her an acil karşılayan bir klinik olarak acil hastanın geleceği saati bilmek mümkün değildir.

Sizce Kalp Damar Cerrahisi uzmanlığı yapan doktor olmak için bir insanın hangi vasıflara sahip olması gerekir?

Önce insan olması, yaşamı sevmesi, canlı varlıklara saygılı olması, olaylara pozitif yaklaşması, meslek onurunu her şeyin üstünde ve önünde tutması gerek.

Hizmet vereceği hastalarından saygı görmek dışında hiç bir beklentisi olmadan zaman kısıtlaması olmadan hizmet edeceğini bilmesi gereklidir. Buna kendini şartlandırması gerekir.

Kendini; günün bilgileri ile yenilemesi, tecrübelerini geleceğe aktarması, umutları, ümitleri, pozif olmalı, Hiçbir durumda özgüvenini kaybetmeden, yaşam savaşı veren hastasının yanında olmayı başarabilmesi, fizik gücü her daim hazır olacak şekilde sağlığını koruması,

1. Yemek bulunca yemesi

2. Fırsat bulduğunda uyuyup dinlenmesi

3. Zaman bulduğunda eğlenmesi, ihtiyaçlarını girerek bir sonraki hastaya hizmet etmek için hazırlıklı olması gerekir.

Son olarak danışanlara yönelik tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

“Dürüst olun. Laf olsun diye soru sormayın. Anlamıyorsanız yanınızda anlayacak birini bulundurun. Hastalık hikâyenizi saklamadan tam olarak eksiksiz anlatın. Size söylen tavsiyeleri uygulayın. Güvendiğin hekimle tedavinize devam edin. Yoğun çalışan hekimlerin yoğun çalışma saatlerinde onlara hata yaptırmak için bir girişimde bulunarak topluma olan güvenleri sarsmayım.” Gününüz ve geleceğiniz aydın olsun.