Röportaj

Cengiz Canpolat, Çocuk Onkolojisi Üsküdar

Prof. Dr. Cengiz Canpolat

Çocuk Onkolojisi, Çocuk Hematolojisi, Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları


Cengiz Bey, yaptığınız iş ile ilgili en sevdiğiniz 3 şey nedir?

İşimin özgün ve herkes tarafından yapılamayan bir iş olması, işimin çok sevdiğim çocukların sağ kalmasını, kanserden kurtulmasını sağlıyor olması, kanserli çocuğun tedavisi süresince çocuk ve ailesi ile geliştirdiğim kalıcı, güzel dostluklar sağlıyor olması.

İnternet ve teknoloji işinizi ne şekilde kolaylaştırdı?

Bilgiye kolay ulaşmak ve paylaşmak açısından çok olumlu katkıları oldu. Kanser tedavisindeki yeni gelişmeleri izleyebilmek, yeni yayınları okuyabilmek hastalarla bu yenilikleri paylaşabilmek, ayrıca hastaların acil durumlarda bana hemen ulaşmalarını sağlayabilmek açısından interneti ve teknolojiyi kullanabildim.

Bu uzmanlık alanını tercih etme sebebiniz nedir?

Öncelikle uzmanlığımı aldığım ve akademik hayatıma devam ettiğim Marmara üniversitesi’nde bu uzmanlık alanının olmayışı ve eğitim aldıktan sonra bu bilim dalının kurucu başkanı olacak olmak beni çok motive etti. Ayrıca bu uzmanlığı yurt dışında beni eğitim için kabul eden MD Anderson Kanser Merkezi gibi dünyanın en ünlü kanser merkezinde yapacak olmam ayrıca heyecanlandırdı. Bu uzmanlık alanında o yıllarda eğitimli doktor sayısı çok fazla değildi. Gereksinim ise çok fazlaydı. Kanserden ölüm oranı çocuklarda diğer batı ülkelerine göre çok yüksekti ve bunu düzeltmek gerekiyordu. Bu şansı yakalamış olduğum ve çocukları kanserden iyileştirmek için bu uzmanlık alanını seçtim.

Görev yaptığınız süre içerisinde sizi keyiflendiren veya aklınızda kalan bir vaka veya olayı bizimle paylaşmak ister misiniz?

Tüm vakalar özeldi. Uzmanlığımın ilk yıllarında yeni Doçent olduğum bir dönemde acilde gördüğüm ve akut lenfoblastik lösemi, daha sonra yine bir başka akut myeloblastik lösemi tanısı koyduğum iki genç erişkin hastamı tam iyileştirebilmem, daha sonra ikisinin de yaşamlarında önemli anlarında yanlarında olmam ve dostluk ilişkilerimizin devam etmesi benim işimin en keyifle hatırladığım olayları arasındadır.

Mutlaka zor bir meslektir, o yüzden şöyle soralım: Mesleğinizin kendine özgü zorlukları nelerdir?

Bu meslek dikkatsizlik, ihmal, bir anlık boş bulunma bile kaldırabilen bir meslek değildir. Her zaman bilgi ve donanım açısından maksimum düzeyde olman gerekir. Yaşam boyu yenilikleri, yeni bilgileri izlemen öğrenmen gerekir. Çok fazla tatil yapma dinlenme şansı vermez insana. Hastalarınla ve aileleri ile tam bir işbirliği ve uyum gerektirir. Özellikle Hematoloji/Onkoloji hep acil olaylarla doludur. Bir anlık gecikme karar vermekte tereddüt veya bilgi eksikliği hastanızın kaybına neden olabilir. Bu nedenle bilgili, dikkatli, vicdanlı, olman, çokça da obsesif bir kişilik geliştirmen gerekir. Başarıyı getiren faktörler bunlardır.

Sizce hekim olmak için bir insanın hangi vasıflara sahip olması gerekir?

Hekim kendisini her zaman en geri plana koyan hastasını hep ön planda tutan fedakar, empati yapabilen, özveride bulunabilen, sevgi dolu, şefkatli ve vicdanlı bir insan olmalıdır. Bunun üzerine de eğitim bilgi ve deneyim eklenmelidir.

Son olarak danışanlara yönelik tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Hastaları hakkında danışmada bulunan kişilere önerim hastayla ilgili bilgileri detaylandırarak hekime sormalarıdır. Bunlar arasında hastanın yaşı, cinsiyeti hastalığının varsa patolojik tanısı, daha önce aldıysa kemoterapinin özellikleri, radyoterapi ve/veya cerrahi uygulanıp uygulanmadığı, nüks olup olmadığı gibi bilgileri, görüntüleme ve patoloji raporları varsa