Röportaj

Yaptığınız iş ile ilgili en sevdiğiniz 3 şey nedir?

a) Yaptığım tedaviden sonuç almak, bundan ötürü de bir insanın yaşamını olumluya doğru değiştirmek

b) Bundan dolayı bana teşekkür edilmesi

c) Değişik yapılarda çok sayıda insan tanıyarak, onlarla kurduğum iletişimden sürekli öğreniyor olmak.

Internet ve teknoloji işinizi ne şekilde kolaylaştırdı?

İnternet sayesinde çalıştığım ve en çok yararlı olabildiğim hasta gruplarının bana ulaşması, beni bulabilmesi kolaylaştı. Benim de kendimi geliştirmek için ihtiyacım olan tıbbi bilgiye ulaşmam kolaylaştı.

Bu uzmanlık alanını tercih etme sebebiniz nedir?

Nörolojinin diğer dallara oranla daha matematiksel bir analiz yöntemiyle tanı koyabilmeyi sağlaması ve büyüleyici bir organ olan beyinle ilgili olması

Görev yaptığınız süre içerisinde sizi keyiflendiren veya aklınızda kalan bir vaka veya olayı bizimle paylaşmak ister misiniz?

Yıllarca kullandığı ilaçlarla epilepsi nöbetleri durmayan bir hastam vardı. Sık sık geçirdiği epilepsi nöbetleri onda psikiyatrik problemlere de yol açmıştı. Kırsal bir alanda yaşıyordu ve çalışamıyor, çevresi tarafından da eşinin tanımıyla "köyün delisi" muamelesi görüyordu. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde çalıştığım yıllarda hasta önce psikiyatri kliniğine getirilmiş, orada yatarken epilepsi nöbetleri görülmesi üzerine de çalıştığım nöroloji kliniğine nakledilmişti. Hastanın beyin görüntülemesindeki sonuca göre opere edilebilme ihtimali doğmuştu. Bu ihtimali netleştirebilmek için video-EEG monitorizasyon (epilepsi nöbetlerinin eş zamanlı olarak video kameraya ve EEG'ye kaydedilmesini, bu şekilde nöbetlerin beynin neresinden kaynaklandığını anlamamızı sağlayan bir inceleme yöntemi) yapılması gerekiyordu. Hastayı bu incelemenin yapıldığı odaya yatırdık ama tam bir çılgınlık hali içindeydi, eşine tekmeler atıyor, yanındaki hemşireye küfür ediyor ve tükürüyordu. Çok zor şartlar altında 2 gün inceleme yaptık. Aldığımız sonuçları değerlendirmek oldukça güçtü ve bizi net bir sonuca ulaştırmıyordu. Bazı meslekdaşlarımla sonuçları konuşup görüşlerini aldım, çoğunluğu bana operasyonun sonuç vermeyebileceğini düşündüklerini söylediler. Son kararı benim almam gerekiyordu, hastayı en iyi bilen doktoru bendim ve hastanın bundan yarar göreceğini düşündüm. Bu ameliyat hastanemizde gerçekleşti. Hasta ameliyattan çok yarar gördü. Bir daha hiç epilepsi nöbeti geçirmedi, psikiyatrik anlamda da bir süre daha tedavi gördü ve ilaçsız olarak yaşamını sürdürebildi. Eşi bütün aileyi çekip çeviren ve aydın bir Anadolu kadınıydı. Hastanın iyileşmesinden ve ameliyat öncesindeki bütün o zor günleri de birlikte yaşadığımız için bütün bunlardan o kadar etkilendi ki, eşi iyileşirse bir kurban adağı olduğunu, bu adağı yerine getireceğini ve bu törende mutlaka benim de bulunmamı istediğini söyledi. Kabul ettim ve günü birlikte kararlaştırdık. Ben Merzifon'un bir köyünde yaşayan hastamı ziyarete gittim ve kurban töreninde beni konuk ettiler. Bu süreci yaşamış olmaya, bu insanların gözündeki minnettarlığı görmenin yaşattığı duyguya paha biçilemez.

Mutlaka zor bir meslektir, o yüzden şöyle soralım: Mesleğinizin kendine özgü zorlukları nelerdir?

Zorluktan bol bir şey yok :) Bir muayenehane hekimi olarak son zamanlarda yaşadığım zorluklar; hastaların bazen telefonda ya da e-mail ile bir kaç satır şikayetlerinden söz ederek tanı koyabileceğimi ve tedavi yapabileceğimi sanarak danışma yapmaları ve olamayacağını belirtince öfkelenmeleri, hastalıklarıyla ilgili kendilerinden beklenenleri yapmayıp, sonra tedavinin etkisiz olduğunu düşünerek sinirlenip kötü davranmaları, biz hekimlerin 7 gün, 24 saat her birinin hastalığının tüm ayrıntılarını hatırladığımızı düşünüp gece saatleri ve tatil-izin demeyip acil olmayan durumlarda da telefona sarılmaları gibi örnekler verebilirim.

Sizce hekim olmak için bir insanın hangi vasıflara sahip olması gerekir?

Hekim olmak sabırlı, özverili, azimli olmayı, yaşam boyu öğrenmeyi ve öğrenmekten keyif almayı, çok çalışmayı, insanlarla iletişim kurmayı sevmeyi gerektiriyor.

Son olarak hastalara yönelik tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Bir hastalığın tanısı ve tedavisi için hastayla ayrıntılı bir görüşme yapmak gerekiyor ve bir kaç anahtar kelimeyle yapılan internet araştırması genellikle yanlış yönlenmeye sebep oluyor, bunu yapmamaları, eğer yapıyorlarsa da hekimle görüşmeye geldiklerinde en azından daha önyargısız olmaları kendileri için iyi olur. Hekime gelirken kullandıkları ilaçları bilmeleri yine kendi yararları için önemli, pembe küçük hap tanımı bize yardımcı olamıyor. Daha önce geçirdikleri hastalıkları bizim tahmin etmemiz mümkün değil ve bunları doğru aktarmaları o andaki hastalıklarını doğru anlayabilmek için gerekli. Daha önceden yaptırdıkları tetkikleri eski diye atmasalar ve her yıl vesikalık fotoğraf gibi yeni bir MR çektirmeseler daha az harcama yapmış olurlar. Şikayetlerini anlatırken "ne kadar sürüyor, hangi sıklıkta oluyor?" gibi sorulara "biraz, bazen" gibi cevaplar vermeleri tanı konulmasını zorlaştırıyor, hekime gelmeden önce bunları düşünüp netleştirebilmiş olsalar yine kendileri için çok yararlı olacak.